Sivas Tanıtım

Sivas Tanıtım

SİVAS

Sivas iç Anadolu’nun doğusunda yer alan, Mezopotamya’dan gelen kervanların geçtiği tarihi ipek Yolu üzerinde yer alması nedeniyle tarihte önemli bir yeri olan ve ünlü Kral Yolu’nun da geçtiği büyük bir şehirdir. Sivas’ın 2019 nüfusu, tahmini verilere göre 647.784. Ayrıca Sivas, Türkiye’nin yüzölçümü açsından en büyük ikinci ilidir.

 

Sivas, Anadolu’daki tarihi İpek Yolu güzergâhlarının kesiştiği bir yerde konumlanmış olması ve ünlü Kral Yolu’nun da geçtiği Türkiye’nin yüzölçümü açısından Konya’dan sonraki ikinci büyük şehridir. Bu nedenle Sivas tarihi zenginliklerinin yanında, doğal güzellikleri ve kaplıcalarıyla ziyaretçilerine farklı tatil olanakları sunmaktadır. Sivas tarih boyunca Anadolu’nun en önemli şehirlerinden biri olması nedeniyle kentin merkezinde yer alan tarihi eserleri mutlaka görmek gerekir. Günümüzde de tarihin izlerini taşımaya devam eden bu şehir, özellikle Selçuklular dönemine ait önemli eserlere ev sahipliği yapmaktadır.

 

GEZİLECEK YERLER

Doğayla ve tarihle buluşacağınız Sivas’ta ziyaret edilecek çok yer var. Ancak hem şehir merkezinde hem de yakın çevrede görülecek yerlerin birbirine çok uzak olmaması Sivas’ı kolayca gezilebilir hale getirmektedir. Sivas’a geldiğinizde, görmeden dönmememiz gereken yerler ise; Sivas Eğri Köprü, Gürün Gökpınar Gölü, Kangal Balıklı Kaplıca, Zara Tödürge Gölü, Hafik Gölü’dür.

DİVRİĞİ ULU CAMİİ

UNESCO tarafından Dünya Miras Listesine alınan Divriği Ulu Camii, Mengücek Oğullarından hükümdar Süleyman Şah oğlu Ahmet Şah tarafından 1228 yılında yaptırılmıştır. Camiye, kuzey, doğu ve batı yönünde yer alan ve son derece güzel olan taş süslemelerinin bulunduğu üç kapıdan girilmektedir. Darüşşifası ise, Behram Şahın kızı Melike Turan Melek tarafından 1228 tarihinde yaptırılmıştır. Bu eşsiz anıt 768 m2′lik bir alana oturmaktadır. 18.yüzyılda medrese haline getirildiği için Şifaiye Medresesi de denilmektedir.

 

ŞİFAİYE MEDRESESİ(SİVAS DARÜŞŞİFA)

İl merkezinde Selçuklu parkı içerisinde, Çifte Minareli Medresenin tam karşısındadır. 1217 yılında Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus tarafından yaptırılmıştır. Anadolu Selçuklu Tıp okullarının ve hastanelerinin en eski ve en büyüklerindendir.1220 yılında vefat eden I. İzzeddin Keykavus, vasiyeti üzerine çok sevdiği Sivas’taki Şifaiye Medresesinin güney eyvanındaki türbede ailesi ile birlikte yatmaktadır.

 

BURUCİYE MEDRESESİ

Buruciye Medresesi, sağlam kalmış muhteşem taç kapısıyla Sivas'ın ve Anadolu'nun en ünlü yapıları arasındadır. 1271 yılında Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yapılan medrese Hamedan (İran) yakınlarındaki Burucerdî'den gelme Muzaffer Burucerdî tarafından fizik, kimya, astronomi öğretimi yapılmak amacıyla yaptırılmıştır. Mimari belli olmayan yapı, Anadolu'da simetrisi en düzgün medrese planına sahiptir. Açık avlulu medrese, kesme taştan örülmüştür. Dört eyvanlı ve iki katlıdır. Buruciye Medresesi, dışa taşkın taç kapısının yanlarındaki mukarnaslı iki penceresi ve köşelerdeki yivli kuleleriyle, uyumlu öğelerden oluşan çok düzenli bir görünüm taşımaktadır. Günümüzde Sivas Müftülüğü tarafından çeşitli eğitim faaliyetleri için kullanılmaktadır.

 

ÇİFTE MİNARELİ MEDRESE

Taç kapının hemen üzerinde üç yönden akan yazıttan medresenin, İlhanlı veziri Sahip Şemseddin Mehmet Cüveyni tarafından 1271/ 72 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Yapının günümüze ulaşan tek özgün yanı, Anadolu'nun en yüksek taç kapısına sahip görkemli ön cephesidir. Taç kapı üzerinde yükselen iki minare ise adeta Sivas'ın sembolü olmuştur. Anadolu'da yapılmış en abidevi medreselerden biri olup, Dârü'l-hadis adıyla da bilinir. İki katlı, dört eyvanlı bir yapıdır. Taçkapının üzerindeki tuğla minareler çini bezemelidir. Bitkisel ve geometrik motiflerle süslü taşkapı ile yanlarındaki mukarnaslı nişler yapıya hareketli bir görüntü kazandırmıştır. Köşelerde yivli yarım kuleler vardır. Halen sağlam durumda olup ziyarete açıktır.

 

GÖK MEDRESE

Gök Medrese Türk mimarisinin ve süsleme sanatının birlikte görülebildiği en önemli yapılardandır. Yapının çeşitli bölümlerindeki yazıtlardan IV. Kılıçarslan'ın oğlu III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde Vezir Sahip Ata Fahreddin Ali tarafından, 1271 yılında yaptırıldığı anlaşılmaktadır. Gök Medrese'nin, mermer taş kapısı, ışık-gölge oyununu yaşatacak denli zengin bir görünüme sahiptir. Yapı, açık avlulu, dört eyvanlı, iki katlı plan özelliğine sahiptir. Yapıldığı tarihten itibaren dini ilimlerin tahsil edildiği medrese olarak hizmet verdiği bilinen bina 1926 yılında müzeye dönüştürüldü.

 

TAŞHAN

19. yüzyılın ikinci yarısında kesme taştan yapılmış olup açık avlulu ve iki katlıdır. Dikdörtgen planlı olan yapı, doğu, güney ve kuzey cephelerinde demir kanatlı ve yuvarlak kemerli üç girişe sahiptir. Orta avlunun tabanı blok taş döşemelidir. Avlunun ortasında elips şeklinde bir havuz ve havuzun ortasında zıt yönlerde ağzından su akan iki adet çift başlı aslan bulunur. Orta avlunun güney ve kuzeyinde tek parça silindir gövdeli altı büyük sütunun oluşturduğu revaklar yer alır. Revaklardaki sütunlar birbirine yuvarlak kemerlerle bağlanmıştır. Revak gerisindeki odalar ve revak üzeri beşik tonoz ile örtülüdür. Dıştan ise her mekânın üzeri kırma çatılı ve kiremit kaplıdır. Halen iş merkezi olarak kullanılmakta olup giriş ve üst katlarında kafeteryalar bulunmaktadır.

 

ATATÜRK KONGRE VE ETNOĞRAFYA MÜZESİ

Sivas- Atatürk Kongre ve Etnoğrafya Müzesi 1892 yılında Sivas lisesi olarak yaptırılan ve 1981 yılına kadar Sivas Lisesi olarak kullanılan tarihi binada açılmıştır. 

Bilindiği gibi Atatürk Anadolu'da Milli Mücadeleyi başlatmak üzere Samsuna çıktıktan sonra, Erzurum Kongresini açmış, Sivas Kongresini açmak üzere 2 Eylül 1919 günü Sivas'a gelmiştir. Sivas Lisesi binası Kongreye ayrılmış ayrıca Atatürk ve arkadaşları Sivas'tan ayrılıncaya kadar bu binada kalmışlardır. 

Sivas Lisesinde düzenlenen Kongre ve 4 Eylül Atatürk Müzesi, 1981 yılına kadar ziyarete açık kalmıştır. 1981 yılında Sivas Lisesi burada ayrılmış bina onarılarak bütünüyle müze haline getirilmiştir. Bugün Atatürk Kongre ve Etnografya Müzesi adına alan binanın bodrumu laboratuvar ve fotoğrafhaneye zemin kat Etnoğrafik eserlere ayrılmış üst kat ( Atatürk ve Kongre Müzesi) olarak düzenlenmiştir. Kongre Salonu, Atatürk'ün Yatak odası, Çalışma Odası dışında Telgraf odası ve Belgeler salonu bulunmaktadır. Sivas Kongresi tutanaklarının yer aldığı salon merkezi Sivas olan Anadolu Kadınları Müdafaa-I Vatan Cemiyetine ait bildiri ve haberleri sergileyen belgeler ile İrade-I Milliye Gazetesi'nin basıldığı matbaa makinası ve gazete nüshalarının yer aldığı bölümleri ihtiva etmektedir.

 

EĞRİ KÖPRÜ

Eski dönemlerde Bağdat (İpek) Yolu'nun üzerindeki Eğri Köprü, yakın zamana kadar Sivas-Malatya yolu ve Güneydoğu Anadolu'nun ulaşımını sağlamıştır. Selçuklu yapısı olan köprü 173 m uzunluğundadır. Biri 12, öteki 6 olmak üzere iki bölümden oluşmaktadır. Köprü batı yönünde düz bir şekilde devam ederken orta kısımlarda kuzeye doğru eğik olarak kesme taştan inşa edilmiştir.

 

SİVAS ULU CAMİİ

İl merkezindedir. Sivas Müzesinde bulunan kitabesine göre 1196-1197 yılında Kızıl Arslan Bin İbrahim tarafından yaptırılmıştır.

 

GÜRÜN GÖKPINAR GÖLÜ

Gökpınar Gölü tabii güzelliği bakımından Gürün’ün olduğu kadar ülkemizin nadide yerlerinden biridir. İlçe merkezine 10 km uzaklıktadır. Suyu tatlı, berrak ve temizdir. Öyle ki bazı kısımların derinliği 17-20 metreyi bulduğu halde içine atılan küçük bir cismin tabana kadar çöküşü ve tabandaki duruşu, net olarak izlenebilmektedir. Gölün diğer bir özelliği, güneşin açısına göre ton değiştirmesidir. Gölün rengi mavi-gök renginden olduğu için bu ad verilmiştir. Yaslandığı kayaların dibinden ve yer yer tabandan kaynayan göl, iki parçadan oluşmaktadır. Küçük Göl adı verilen gölden çıkan suda alabalık üretimi yapılmaktadır. Büyük Göl ise turistik amaçlarla ziyaret edilen bir konumdadır.

 

KANGAL BALIKLI KAPLICA

Kangal balıklı kaplıca, ülkemizde deri hastalıklarından; Sedef Hastalığı ve romatizma hastalıkların tedavisinde ün yapmış bir kaplıcadır. Bu kaplıcamızın önemi; suyun kimyasal özelliklerinden ve içinde yaşayan balıklardan ileri gelmektedir. Kaplıca suyunun 35+ 0.5 olması ve kimyasal içeriği nedeniyle çeşitli hastalıkları tedavi edici yöre halkı tarafından bilinmekte olup, bu tedavi özelliğinin tüm ülke ve dünya geneline yaygınlaştırılmasına çalışılmaktadır. Diğer taraftan kaplıca suyunda yaşayan balıkların insan vücuduna saldırırcasına gelmeleri hastalıkların bu balıkların iyileştirdiği düşüncesi de oldukça yaygındır. Kaplıcanın bu yönü araştırıcıları fiziksel, kimyasal, jeolojik, biyolojik ve klinik bulgular elde etmeye yönlendirmiştir. Diğer taraftan pek çok cilt hastası ( Yurt içinden-Yurt dışından ) kaplıcaya gelmekte ve belirli sürelerle havuza girip 'Balık-Su' tedavisi gördükten sonra iyileştiklerini ifade etmektedirler. Kaplıcanın 2003 tarihinde Sağlık Bakanlığı Tarafından Sağlık tesisi olarak tescili yapılmıştır.

 

ZARA TÖDÜRGE GÖLÜ

Zara'ya 26 km uzaklıktaki göl ve çevresi yöre halkı tarafından sıklıkla ziyaret edilen mesirelerdendir. Kayıkla gezilerin yapıldığı gölün çevresinde dinlenme tesisleri bulunmaktadır. Gölde dalış sporu için imkânlar sağlanmıştır. Gölün yüzölçümü yaklaşık 5 km², deniz seviyesinden yüksekliği 1295 m’dir. Sivas'ın en büyük gölüdür ve içinde iki ada bulunmaktadır. Gölün çok büyük bölümünde derinlik 4-10 m arasındadır. Hem dibindeki kaynaklardan, hem de yöredeki sulardan beslenen gölün, suyu kireçli ve tuzludur. İçerisinde 17 çeşit balık yetişen nadir göllerden biridir. 

SICAK ÇERMİK: İl merkezine 31 km uzaklıktadır. Romatizma, sinirsel ve adale rahatsızlıklarıyla, kadın, deri ve böbrek hastalıklarına iyi gelmektedir. Yeme-içme ve konaklama tesisleri mevcuttur.

SOĞUK ÇERMİK: İl merkezine 17 km. uzaklıkta olup, suyun sıcaklığı 28 derece civarındadır. Kaplıca suyu içildiğinde mide, bağırsak ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelmektedir. Ayrıca romatizma ve sinir hastalıkları tedavisinde de yararlı olmaktadır.

MESİRE YERLERİ: Sivas merkezinde ve yakınlarında bulunan Paşa Fabrikası, Ethem Bey Parkı, Akdeğirmen Piknik Alanı, il merkezine 27 km mesafedeki Karaçayır, Gemerek ilçesinin Sızır kasabasındaki Sızır Şelalesi (Obruk Şelalesi), halkın sıcak yaz günlerinde ve hafta sonlarında rağbet ettiği gözde mesire yerleridir.

YAYLALAR: Koyulhisar ilçesine 20 km. mesafede çam ormanları ile kaplı Eğriçimen Yaylasının dışında Dumanlıca Yaylası, Sarıçiçek Yaylası, Kalınpınar Yaylası, Arpacık Yaylası, Kengercik Yaylası ve Başyayla önemli yaylalarıdır.

                                      EĞRİ ÇİMEN YAYLASI

                     NASIL GİDİLİR?

OTOBÜS TERMİNALİ: İl Merkezinde olup, belediye otobüsleri ve taksi ile üniversiteye ulaşım sağlanmaktadır.

DEMİRYOLU: Tren İstasyonu il merkezinde olup, belediye otobüsleri ve taksi ile üniversiteye ulaşım sağlanmaktadır

SİVAS NURİ DEMİRAĞ HAVALİMANI: Sivil hava trafiğine hizmet vermekte olan havalimanından merkeze ulaşımlar iserent a car hizmetleri, yolcu servis otobüsleri, taksi hizmetleri, belediye otobüs servisi ile sağlanmaktadır.

0 defa incelendi

Menü